29 Kasım 2013 Cuma

Atatürk Arboretumu



Kış geldi! Havalar iyice soğumadan güneşli hafta sonlarının tadını çıkartma taraftarıydım. Kasımın ilk haftasonu henüz havalar sıcakken uzun süredir aklımda olan ancak bir türlü gitmeye fırsat bulamadığımız Atatürk Arboretumu'na gitmek için Erhan'ı ve arkadaşlarımızı kandırdım. Kandırdım diyorum çünkü çoğu insan gibi bizimkiler de Atatürk Arboretumu'nu ilk defa duymuşlardı. Şansımıza hava çok güzeldi. Önce Garipçe'de kahvaltımızı yapalım dedik. Garipçe'ye sanırım ilk gittiğimizde 2009 yılıydı ve çok keyifli bir kahvaltı yapmıştık Kaşı Kumluk Lokantası'nda. Kumlardaki masalarda oturmuştuk, hizmet, ortam, servis, lezzet süperdi. Hala o kahvaltımızı konuşur dururuz. Malesef bir daha ki hiç bir gidişimizde o ortamı, lezzeti bulamadık. Bu kahvaltımızda da yine aynı hayal kırıklığını yaşadım ancak yine de İstanbul'dan uzaklaşmış, rahatlamış hissettim kendimi. Gelelim Atatürk Arboretumu'na. Arboretum ağaç evi demekmiş. Atatürk Arboretumu da  Sarıyer'de başta İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencilerine hizmet vermek için kurulmuş.Arboretumda yüzlerce çeşit ağaç ve bitkiyi aynı anda görebilirsiniz. Giriş ücretliydi. Hafta sonu yetişkin 10 tl, öğrenci 5 tl ödedik. Biz gittiğimizde saat baya ilerlemiş olmasına rağmen Arboretum'un girişi oldukça hareketliydi. Fotoğraf çekimi için gelen bir sürü gelin ve damat vardı. Arboretumu görünce ne yalan söyleyeyim keşke içimden  biz de burada çektirseydik ne güzel olur diye geçirdim durdum. Her yer tablo gibiydi, kırmızılar, sarılar,yeşiller.Her yer rengarenk. Sonbaharın ne kadar da güzel bir mevsim o gün bir kez daha farkettim, bol bol fotoğraf çektik, dökülmüş yaprakların üzerine uzandık, negatif enerjimizi attık :) Etrafa bakmaya doyamadık, hepimiz iyi ki gelmişiz deyip durduk. Malesef hava erken karardığından bu güzelliğe doyamadan Atatürk Arboretumu'ndan ayrılmak zorunda kaldık. Bizim için çok keyifli bir gündü,herkese tavsiye ederim. Atatürk Arboretumu ile ilgili daha fazla bilgiyi burdan edinebilirsiniz.  İşte arboretumdan fotoğraflar.






                                                                     




                                                           

                            
     
                         
                           
 















8 Kasım 2013 Cuma

Havuçlu Keklerim



     

O yemeye kıyılamayan cupcakeler ve kurabiyeler. Her gördüğümde yapanlara çok özenirdim. Geçenlerde ben neden yapamayayım dedim kendi kendime ve işe koyuldum. İlk iş kendimi Eminönü'ne attım. Gördüklerime inanadım. Rengarenk şeker hamurları, yüzlerce çeşit süslemeler, merdaneler, kalıplar. Daha neler neler!! İnsanın çok da bilgisi olmayınca kafası karışıyor. Ben gitmeden biraz dersimi çalışmıştım. Bana becerilerimi sınamak için yetecek kadar malzeme aldım :) Bir iki renk şeker hamuru, merdane, bir kaç kalıp. Malzemeleri aldım almasına ama evimde oturup hamurlarımla oynamaya bir türlü fırsat bulamadım. Dün akşam saat geç olmasına rağmen mutfaktan beni çağıran rengarenk şeker hamurlarına dayanamadım. Hem çok vaktimi almayacak hem de kolayca süsleyebileceğim bir havuçlu kek yapmaya karar verdim. Tarif www.cupcakesbymee.blogspot.com dan. Tarifte keki büyükçe bir tepside yapmamızı söylüyordu ama ben yeni aldığım turuncu muffin kalıplarını kullanmak istedim. Kek fazla kabardığından üzerini şeker hamuruyla kaplamak için çok uygun değildi, ben de ellerimle minik minik havuçlar yapıp üzerlerini süslemeye karar verdim. Kısa sürede ortaya böyle bir şey çıktı :)) 












6 Kasım 2013 Çarşamba

Merhaba

 Uzun süredir yapmak istediğim bir şeydi blog yazmak. Yaptıklarımı , beni mutlu eden şeyleri , gezdiğim, gördüğüm yerleri, keşfettiklerimi paylaşmak. Ne zaman bir şeyleri merak etsem, araştırmak  istesem bloglar vazgeçilmezim oldu. Umarım benim blogumda o bloglardan biri olur...